ikisıfırbirsıfır

yeni yıl geldi gene.. bir sürü temenni aldık, güzel şeyler olmasını umarak saydık 10'dan geriye.. bugün ilk günü yeni yılın.. hani şu temennilerin gerçekleşmesi gereken ilk gün..

ilk günden çuvalladık bu sene.. yeni yıl yeni sıkıntılar, yeni hüzünler, yeni acılar mı oldu bizim için? neden artık heyecanlanamıyoruz eskisi gibi.. bu kadar mı tükettik umudumuzu.. hani iyi şeyler düşününce iyi şeyler olurdu?

kendime en kötü yeni yıl senaryosu yazsam böyle olurdu sanırım.. içim sıkılıyor, biri kalbimi eline almış sıkıyor sanki.. elle tutulur bir sebebim de yok, sıkılıyor işte..

hep bu yeni yıl ritüellerini yerine getirmiyorum diye oluyor biliyorum :)

yazasım, içimdekileri kusasım bile yok bugün.. ben susayım sertap konuşsun..


futraf

öncelikle şunu belirteyim.. fotoğraf çekilmekten nefret ediyorum, çekildiğim fotoğrafları başkalarına göstermekten mislilerce kez nefret ediyorum..

bir kere olay çok yapay.. keyifsizsindir, kafan dağılsın diye çok sevdiğin insanlarla buluşmuşsundur.. o anda biri mutlaka ortaya çıkar..

-hadi resim çekilelim

bir anda herkes yanındakine kolunu atmak zorunda kalır, kızlı erkekli ortamsa kimse elini kolunu ne yapacağını bilemez, eğlenceli bişey varmış gibi sırıtmaya çalışırsın..

çekiyoruuuumm..

iç sesler

- fotoğrafa sığıyor muyum, 

- saçım düzgün mü ki, 

- gözüm kapalı çıkmadı inşallah,

-kafamı kaldırsam daha mı iyi çıkar acaba,

- bu resimleri gören x çıldırıcak ehe ehe

p.s:buradaki x bensem açık yüreklilikle söylüyorum, kimsenin nereye gittiğiyle ve kimlerle olduğuyla ilgilenmiyorum, zaten umursadığım biri olsaydın bunu sana söylerdim.. disneylande gitmediğin sürece umrumda bile değil (seviyorum ne yapayım :P)

sonra bi de fotoğraf klişeleri vardır..

yanındakine sarılınır (özellikle kızlar arasında çok yaygındır) elde alkollü içecek ya da sigara varsa özenle gösterilir, nargile varsa ağızdan duman çıktığı anda çekilir, esas konu: o an çok mutlu olduğu mutlaka hissettirilir.. 

tabi amaç o anı-anları ölümsüzleştirmektir (her ne kadar formatla hepsini yok etseler de) ve buna da hak verilmelidir.. ama bırakalım senin anların olarak kalsın ya da tam tersi bırak benim anlarım olsun..

ver telefonunu fotoğraflara bakayım, gel şu fotoğrafları göstereyim sana.. bak burda x yerdeyiz.. bu ahmet bu ali bu mustafa.. ee?!?

yanımdaki insanlar istedikçe fotoğraf çekilirim.. o da ayıp olmasın diye.. sonra bunları malum siteye yükle derler, yüklerim.. dolayısıyla bi yerlerde buluşma fotoğraflarımı görüyorsanız, taleplere arz etmişimdir (evet evet iktisattan geçtim :P )

gerisi benim anlarımdır, paylaşmak istemeyeceğim kadar değerli anlarım.. bencillik mi? belki.. zaten dostlarımla aşırı sıkıcı fotoğraf çekme ritüellerinden çok daha güzel şekilde de vakit geçirebilirim =)..  

bugün bir "buluşmaya" giderken görülenlerden esinlenilmiştir.. bunları yazarken 2 ayrı benzer tarz fotoğraf albümü görmem? tesadüf canım =)

bütün güzel kadınlar zannettiler ki
aşk üstüne yazdığım her şiir
kendileri için yazılmıştır.
bense daima üzüntüsünü çektim
onları iş olsun diye yazdığımı
bilmenin.


şu şurda dursun da hele bir..

oyun kurbanı

gazetelerde, haberlerde görüyoruz son zamanlarda.. küçücük bir çocuğun oyun için öldürüldüğü iddia ediliyor.. haberin ne kadar trajik olduğuna v.s girmeyeceğim.. zira korkuyorumm!!

çünkü aylardır facebookta farmville isimli bir oyunu oynuyorum bilenleriniz vardır.. oyunun mantığı basit.. ürün ekiyorsun, saati gelince topluyorsun para kazanıyorsun.. ektikçe XP'n topladıkça paran artıyor..

bu oyunu biraz (!) fazla oynuyorum.. buyrun bu tarlamın birkaç farklı görüntüsü:


bu da maddi durumum..


beni de kaçırmazlar di mi :-/ şimdi müsadenizle ekinlerimi toplamaya gidiyorum ben..

nerede kalmistik?



vize haftalarımdan birini tamamladım.. 6 sınav daha var beni bekleyen..

yorgunum.. günlerce yatıp uyuyabilecek kadar yorgunum..

ama kendimi iyi hissetmeyi özledim..

eski umursamaz Canan geri dönüyor..

özleyenler (varsa) sağolsun varolsun..

Seviyorum hepinizi..